Whatsapp İletişim Hattı
Menü

KAMUOYUNA DUYURU | Husumetli Tanıklar ve "Suç Örgütü" İddiasının İç Yüzü

Alparslan Kuytul Hocaefendi, eşi Semra Kuytul Hocahanım ve 33 mensubumuzun tutuklanmasıyla sonuçlanan son operasyonda hareketimiz, tamamen husumet besleyen odakların yönlendirmeleriyle bir "suç örgütü" gibi lanse edilmektedir. Hukukun en temel ilkelerinden biri şudur: Husumetli tanık beyanları, delil olarak kabul edilemez; açıkça düşmanlık güden kişilerin soyut iddiaları ve çelişkili ihbarları onlarca insanın hürriyetini elinden almanın gerekçesi yapılamaz.

 

28 Ağu 2026
KAMUOYUNA DUYURU | Husumetli Tanıklar ve "Suç Örgütü" İddiasının İç Yüzü

 

Husumetli Tanık Beyanları Delil Olarak Kabul Edilemez

Hukukun en temel ilkelerinden biri şudur: Husumetli tanık beyanları, delil olarak kabul edilemez; açıkça düşmanlık güden kişilerin soyut iddiaları ve çelişkili ihbarları onlarca insanın hürriyetini elinden almanın gerekçesi yapılamaz.

Alparslan Kuytul Hocaefendi, eşi Semra Kuytul Hocahanım ve 33 mensubumuzun tutuklanmasıyla sonuçlanan son operasyonda hareketimiz, tamamen husumet besleyen odakların yönlendirmeleriyle bir "suç örgütü" gibi lanse edilmektedir.

Terör örgütü üyeliği isnatlarının beraat kararıyla hukuken çökmesinin ardından; hareketimizi suç örgütü ilan etmek isteyenlerin, yargılama sürecindeki iddiaları tekrarlayarak başlattığı yeni bir operasyonla karşı karşıyayız.

Hareketimiz içerisinde yıllardır fitne faaliyetleri yaptığı için uzaklaştırılan Mürsel Güler ve ne olduğu belli olmayan Fırat Avcı gibi karanlık isimlerin araç olarak kullanılmasıyla, üç yıldır sosyal medyada yüzlerce saati bulan sohbet odalarında en galiz küfürler, tehditler ve iftiralar savrulmuştur.

Dahası Mürsel Güler, Alparslan Kuytul Hocaefendi’yi bizzat ölümle tehdit eden paylaşımlarda bulunmuş ve bu suçundan dolayı yargılanarak ceza almıştır. Yine Mürsel Güler ve avanesi tarafından avukatlarımızın kendilerine ve yakınlarına ait iş yerlerine saldırılmıştır. Fırat Avcı tarafından erkek ve kadın kardeşlerimiz gece yarıları aranarak taciz edilmiş, binalarımızın önüne gelinerek kardeşlerimiz tahrik edilmiştir.

Tüm bu galiz küfürlere, ölüm tehditlerine ve açık provokasyonlara rağmen Furkan Hareketi mensupları meşru ve hukuki zeminden sapmamış, hiçbir şiddet eylemine karışmamıştır.

3 yıldır devam eden tahrik girişimlerinde istediğini bulamayan karanlık odaklar, bu kez açıkça husumet besleyen kişilerin çelişkili beyanlarını devreye sokmuştur. Adam kaçırma olayında olduğu gibi; önce "Beni kaçırmadılar" deyip ardından emniyetin baskısı ile ifadesini değiştiren Koray Sarısaçlı ve daha birkaç gün önce yan yana olduğu insanları dahi ihbar eden Mürsel Güler’in anlatımları soruşturmanın ana dayanağı haline getirilmiştir.

Kamuoyunun ve yargı makamlarının artık görmesi gereken gerçek şudur:

Ortada organize bir yapı varsa; o da aylardır gece gündüz demeden insanları taciz eden, galiz küfürler ve ölüm tehditleri savuran, iş yerlerine saldıran, iftira atan ve kasten kaos çıkarmaya çalışan bu organize provokasyon şebekesidir.

Suçlu arayanlar masum insanları değil; bu kumpası organize eden, tetikçilik yapan ve yargıyı yanıltmaya çalışan bu yapıları incelemelidir. Asıl ceza alması ve parmaklıklar ardında bulunması gerekenler; suç üreten, iftira atan ve kamu huzurunu bozan bu şahıslardır.

Nitekim avukatlarımız tarafından bu organize provokasyonlara karşı hukuki süreç kararlılıkla işletilmiş; Fırat Avcı hakkında 179, Mürsel Güler hakkında ise 32 ayrı suç duyurusunda bulunulmuştur. Bu şahısların işlediği suçlar ve yargıyı manipüle etme girişimleri tüm delilleriyle adli makamların önündedir. Dosyaların bir çoğundan ceza kararı çıkmış büyük çoğunluğu ise devam etmektedir.

Furkan Hareketi olarak açıkça ilan ediyoruz: Hukuksuzluklara boyun eğmeyecek, iftiralarla geri adım atmayacağız. Masum kardeşlerimizin özgürlüğü ve bu kirli kumpasın asıl faillerinin yargı önünde hesap vermesi için mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz.

Furkan Hareketi

 

Gönüllü Olun İletişime Geçin Furkan TV