ALPARSLAN KUYTUL’UN TEMEL İHTİYAÇLARININ ENGELLENMESİNİ KINIYORUZ
Adana’dan Erzurum Dumlu 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’na sevk edilen Alparslan Kuytul’un en temel insani hakları ve ihtiyaçları, keyfî bürokratik engellerle gasbedilmektedir. Türkiye’nin en soğuk illerinden birinde tutulan Alparslan Kuytul Hocaefendiye kışlık kıyafetlerinin ulaştırılması kasıtlı olarak engellenmekte, ailesi ise ekonomik olarak yıpratılmaktadır.
Çocuklarının gönderdiği şahsi kışlık kıyafetler “ikinci el” bahanesiyle reddedilmiş; ailenin sıfır aldığı yeni kıyafetler ise bu kez “etiketi yok” denilerek içeri alınmamıştır. Alparslan hoca, soğuk hava şartlarında yalnızca yazlık kıyafetleriyle bırakılmıştır.
Emekli maaşına bloke konulan aile, dışarıdan temin edebileceği kıyafetleri cezaevi kantininden fahiş bedellerle yeniden satın almaya zorlanmaktadır. Cezaevi ticarethane değildir!
Kıyafet ambargosunun yanı sıra, ceza infaz kurumunun sağlamakla yükümlü olduğu en temel berber ve kişisel bakım hizmeti de halen engellenmektedir.
Yetkililere Açık Sorularımız
• Mahpusun kendi kışlık kıyafetlerinin veya sıfır alınan ürünlerin içeri alınmamasının yasal ve mevzuatsal dayanağı nedir?
• Temel ihtiyaç maddelerini sadece cezaevi kantininden almaya zorlamak hangi infaz yönetmeliğinde yer almaktadır?
• İnsan onurunu ve sağlığını doğrudan tehdit eden bu keyfî yasakların hukuki sorumlusu kimdir?
Asıl Amaç: Sindirmek, Yıpratmak ve Susturmak
Bugün yaşananlar yalnızca bir kıyafet veya berber kısıtlamasından ibaret değildir. Hakkında tutuklu yargılamayı gerektirecek somut hiçbir delil bulunmayan Alparslan Kuytul, Hocaefendi ailesinden binlerce kilometre uzağa, kamuoyunda "kuyu tipi" olarak bilinen yüksek güvenlikli cezaevine sürgün edilmiştir. Ağırlaştırılmış müebbet koşullarında uygulanan bu tecrit ve hak gaspları, Hocaefendi’yi ve ailesini sindirme, yıpratma ve susturma politikasının bir parçasıdır.
Temel ihtiyaçlar bir ayrıcalık veya lütuf değil, uluslararası sözleşmelerle ve anayasayla korunan en tabii haklardır. İnsan onurunu ayaklar altına alan bu tecrit ve yıpratma politikasını kınıyor; Adalet Bakanlığı ve cezaevi yönetimini hukuka uygun hareket ederek kışlık kıyafetlerin derhal teslim edilmesini sağlamaya çağırıyoruz.